MorTilki.Com

Ornitorenk: Özellikleri, Yaşadığı Bölgeler, Üreme ve Anatomisi

Ornitorenk: Özellikleri, Yaşadığı Bölgeler, Üreme ve Anatomisi

Yumurtlayan bir memeli türü olan ornitorenk (platypus), dünyadaki en olağanüstü hayvanlardan biridir. Gümümüzde sadece Avustralya’ya özgü tek bir ornitorenk türü yaşamaktadır. Ornitorenkler sıra dışı bir görünüme sahip; ördek gagalı, kunduz benzeri kuyruğu olan, yumurta bırakan, su samuru gibi kürkü ve perdeli ayakları olan bir yarı su memelisidir.

Ornitorenk, yalnızca doğu Avustralya’da Queensland, Yeni Güney Galler, Victoria ve Tazmanya eyaletlerindeki küçük nehirlerde ve akarsularda bulunur. Pek çok hayvandan oluşmuş gibi bir görünüme sahiptir ve ilk bakışta şu hayvanları anımsatır:

  • Ördek (gaga)
  • Kunduz (kuyruk ve perdeli ayaklar)
  • Ayı (pençeler)
  • Su samuru (kürk)

Ornitorenklerin Keşfi ve Özellikleri

İlk olarak 1836 yılında İngiliz biyolog Charles Darwin tarafından keşfedilmiştir. O yıllardan önce ornitorenklerin sahte olduğu düşünülürdü. Birçok kişi bu hayvanın bir aldatmaca olduğuna, bir tür şaka olarak kunduza ördek gagası dikildiğine inanırdı. Bilim insanları tarafından incelenmek üzere Avrupa’ya getirildiğinde ise herkes büyük bir şaşkınlık yaşamıştır.

Boyut: 60 cm’ye kadar
Hız: 35 km’ye kadar
Ağırlık: 2,4 kg’a kadar
Yaşam süresi: 15-20 yıl
Beslenme: Böcekler, salyangozlar ve yengeçler
Düşmanlar: Tilkiler, yılanlar ve yırtıcı kuşlar
Yetişme ortamı: Doğu Avustralya ve Tazmanya

  • Erkek ornitorenklerin arka ayak bileği çıkıntısı, köpekler gibi küçük hayvanları öldürecek kadar güçlü bir zehir içerir. Zehir insanlar için öldürücü değildir ancak bazen haftalarca süren şiddetli ağrıya neden olabilir.
  • Erkek ornitorenklerin ortalama uzunluğu 50 cm, daha küçük dişilerse ortalama 43 cm uzunluğundadır. Platypuslar 1 ila 2.4 kg ağırlığındadır.
  • Ornitorenkler vahşi doğada 12 yıldan fazla yaşayabilir. Doğal avcıları arasında yılanlar, su fareleri, şahinler, baykuşlar, kartallar ve bazen de timsahlar bulunur.
  • Ornitorenk mükemmel bir yüzücüdür. Yiyecek aramak için ortalama 30 saniye su altında kalabilir.
  • Su altındayken gözlerini ve kulaklarını kapatırlar. Solucan, böcek ve tatlı su karidesi gibi yiyeceklerini bulmak için özel elektrik sinyali algılama duygularını kullanırlar. Avlarının yaydığı sinyalleri tespit etmek için pençeleriyle çamurlu nehir yataklarını kazarlar.
  • Avlarını yüzeye taşımak için yanaklarında bulunan keseleri kullanır. Ornitorenk, her gün kendi ağırlığının yaklaşık % 20’sini yer.
  • Genellikle gece veya alacakaranlıkta avlanırlar. Bazen de havanın kapalı olduğu bulutlu günlerde aktif olurlar.
  • Bir ornitorenk, günde ortalama 14 saate kadar uyur.
  • Kürkü için 20. yüzyılın başlarına kadar avlanmaktaydı ancak artık koruma altında olan bir türdür.
  • Ornitorenk, Avustralya’daki ulusal etkinlikler için bir maskot olarak kullanılmıştır ve ülkedeki 20 cent madeni paraların üzerinde figürü yer almaktadır.
  • Ornitorenkler ve ekidnalar, dünyada monotremler olarak sınıflandırılan tek iki memelidir. Bu, doğum yapmak yerine yumurta bıraktıkları anlamına gelir.

Anatomi ve Üreme

Ornitorenk, kunduzu andıran aerodinamik bir gövdeye ve ördek gagasına benzeyen esnek gagaya sahiptir. Gövdesi ve düz kuyruğu, su tutmayan kahverengimsi bir kürkle kaplıdır. Ön ve arka ayaklar perdelidir ve bu da sudaki hareket kabiliyetini artırır. Gövde uzunluğu 30 ile 40 cm arasında, kuyruk uzunluğu ise 10 ile 15 cm arasındadır. Erkek ornitorenkler dişilerden daha büyüktür.

Yüzerken gözlerini, kulaklarını ve burun deliklerini kapatırlar. Ön ayaklarını bir pervane gibi kullanarak suda kendilerini ileri doğru yönlendirirler. Arka ayaklarıyla da yön değiştirme ve durma işlemlerini gerçekleştirirler.

Sadece 32 santigrat derece gibi çok düşük bir vücut sıcaklığına sahiptirler. Arka ayaklarda zehirli bir iğneye sahiptirler. Bu iğne, sadece çiftleşme döneminde üretilen bir zehir salgılarlar. Ornitorenk için çiftleşme mevsimi Temmuz’dan Ekim’e kadardır. Dişi, döllenmeden 12 ila 14 gün sonra yumurtalarını özel olarak inşa edilmiş bir toprağa bırakır. Genellikle üç tane yumurtaları bulunur ve bunlar yaklaşık 10 gün kuluçkada kalır. Yumurtadan çıkan yavru emzirilir ve yaklaşık beş ay sonra yuvayı terk eder. Yavru, ortalama iki yıl sonra cinsel olgunluğa ulaşır ve türünü devam ettirir.

Habitat ve Yaşam Biçimleri

Ornitorenkler, Avustralya’nın doğu ve güneydoğusu ile Tazmanya’da bulunurlar. Temiz ve akıntılı nehirlerde yaşarlar. Yalnızlar ve geceleri aktiflerdir. Hayatlarının çoğunu suda veya birkaç yuvadan birinde geçirirler. Yüzmede ve dalmada konusunda ustalardır. Bu özelliklerinin yanı sıra, karada da hızlı ve ustaca hareket edebilirler.

Etoburdurlar ve öncelikle böcek larvaları, solucanlar ya da yengeçlerle beslenirler. Av, gagadaki oldukça gelişmiş reseptörler yardımıyla su altında avlanır. Yakalanan av, yanak keselerinde istiflenir ve yüzeye çıkınca yenir. Doğal düşmanları arasında büyük yırtıcı kuşlar, pitonlar, monitör kertenkeleleri, kızıl tilkiler ve Murray morinası (1,80 metre uzunlukta bir levrek türü) bulunur.

Ornitorenkler Nasıl Avlanırlar?

Çoğunlukla, avlarına daha yakın olabilmek için dere ve nehir kenarlarında güçlü pençeleriyle kazdıkları derin yuvalarda yaşarlar. Suyun içerisinde kör, sağır ve koku alamadıkları için avlarının izini sürmek için özel bir yeteneğe sahiptirler.

Tıpkı bir anten gibi gagalarıyla diğer hayvanlardan gelen elektrik sinyallerini algılarlar. Bu sinyaller, peşinde oldukları avlarının kaslarının gerilmesiyle ortaya çıkar Örnek: Bir hayvan korktuğunda ve kaçmak istediğinde oluşan sinyaller.

Bu nedenle ornitorenkler, sinyallerin kaynağını olabildiğince kesin olarak belirlemek için gagasını av sırasında ileri geri hareket ettirir. Dişleri olmadığı için avlarını iki gaga plakası arasında ezdikten sonra tüketirler.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ