MorTilki.Com

Kehribar Kolye, Yüzük, Bileklik ve Tesbih Ne İşe Yarar? Kehribar Taşının Faydaları

Kehribar Kolye, Yüzük, Bileklik ve Tesbih Ne İşe Yarar? Kehribar Taşının Faydaları

Kehribar taşının aslında bir taş olmadığını ve yüzyıllar içinde ağaç reçinelerinin fosilleşmesiyle meydana geldiğini biliyor muydunuz? İnanması güç olsa da kehribar taşları aslında fosilleşmiş ağaç reçinesinden başka bir şey değil! Ancak bu onun değersiz olduğu anlamına gelmiyor. Psişik koruma güçleri ve metafizik özellikleri olduğuna inanılan kehribar taşları, asırlar boyunca birçok toplum tarafından en değerli mücevher olarak görüldü ve birçok sağlık sorununda tedavi amaçlı kullanıldı.

Kehribardan yapılan kolyeler, yüzükler, halhallar, küpeler, bileklikler ve tesbihler gibi takı aksesuarları günümüzde oldukça popüler olsa da aslında bu taşın kullanımı asırlar öncesine kadar uzanıyor. Arkeologların yaptığı yakın tarihli kazı çalışmalarında M.Ö. 2000’li yıllara ait olduğu düşünülen üzeri işlemeli kehribar taşları bulundu. Eski Mısır’a ait bazı mumya tabutlarında da kehribar taşına rastlandı. Uzmanlar, eski çağlarda kehribar taşının bir güzellik unsuru olarak kullanılmasının yanı sıra iyileştirici özellikleri nedeniyle de kullanıldığını düşünüyor.

Kehribar Nedir?

Kehribar taşı veya bir diğer adıyla amber, aslında gerçek bir taş değildir. Yüzyıllar içinde fosilleşerek sert bir hale bürünen ağaç reçineleridir. Bu sert reçinelerin rengi, soluk sarıdan koyu turuncuya kadar değişebilir. Ayrıca, kırmızı, yeşil ve mavi kehribarlar da vardır. Doğal olarak çıkarılan işlenmemiş kehribar taşlarının çoğunun içinde hapsolmuş sinek ve böcek kalıntıları görebilirsiniz.

Uzmanlar, kehribarların büyük kısmının 45 milyon yıl önce Baltık bölgesindeki çam ağaçlarının reçinesinden oluştuğunu varsayıyor. Günümüzde kullanılan kehribarların kalitesi çıkarıldığı bölgeye göre değişiyor. Bunların başında, Rusya, Polonya, İngiltere, İtalya, Kolombiya, Almanya ve tabii ki Baltık bölgesi bulunuyor.

Kehribar Taşının Faydaları Nelerdir?

Ağaçların dış yüzeyi herhangi bir şekilde zarar gördüğünde kendini iyileştirmek için reçine üretmeye başlar. Bir başka ifadeyle, reçineler ağaçların kendileri için ürettiği doğal ilaçlarıdır. Bu doğal döngüyü biliyor olmak, kehribarın insanlar için de faydalı olabileceğini bir anlamda açıklayabilir. Ancak, kehribar taşının sahip olduğu iddia edilen psişik koruma güçlerinin ve metafizik özelliklerinin klinik çalışmalarla kanıtlanmadığını bilmek önemlidir.

Kehribar taşının faydalarının birçoğu bilimsel kanıtlara dayanmasa da bu güzelim sarı taşları çeşitli şekillerde kullanarak fayda gördüğünü iddia eden insanların sayısı hiçte azımsanacak miktarda değil. Bu faydaların listesi ise ağrıları azaltmaktan psikolojik sorunları gidermeye kadar hayli uzun. Bugün, kehribar kolye, küpe, bileklik, yüzük, tesbih ve halhal gibi popüler aksesuarları kullanarak elde edebileceğiniz kazanımlara değineceğiz. Elbetteki bu faydaların asıl kaynağı kehribar kullanıcılarının deneyimlerine dayanıyor. Bu nedenle, herkeste işe yarayıp yaramayacağı konusu muamma. Bununla birlikte, kullanımının herhangi bir zararı veya yan etkisi yoktur ayrıca kehribar takılar oldukça gösterişlidir. Öyleyse, kendiniz kullanıp sonuçları deneyimlememeniz için hiçbir neden yok!

Ağrıların şiddetini azaltır: Kehribar taşının ağrı kesici özelliğiyle meşhur olduğunu daha önce işitmiş olmalısınız. Bu cezbedici özelliğini ise içinde doğal olarak bulundurduğu süksinik asitten alıyor. Kehribarın dış yüzeyine yakın seviyede yoğun miktarda bulunan süksinit asit veya bir diğer ismiyle kehribar asiti ağrıların şiddetini ve iltihabı azaltmaya yarıyor.

Baş ağrıları, migren krizi, bebeklerde diş çıkarma ağrıları ve romatizmal ağrılara iyi geldiği söyleniyor. Uygulama için ise herhangi ek bir şey yapmanıza gerek yok. Örneğin, kehribar bir kolyeyi, yüzüğü veya bir başka takıyı kullandığınızda, cildinizle temas eden taş vücut sıcaklığınızla ısınıyor ve süksinik asit açığa çıkarak ağrıyı dindiriyor.

Psikolojik sorunlara iyi gelir: Modern çağın yaygın sorununun stres olduğunu düşündüğümüzde, kehribar taşının bu özelliği oldukça ilgi çekici. Kehribardan yapılan takıları kullanmak veya kehribar tesbihi çekmek stres seviyenizi azaltabilir, depresyondan kurtulmanızı sağlayabilir ve kaygı bozukluklarını ortadan kaldırarak daha mutlu hissetmenize yardımcı olabilir. Ek olarak, kehribar taşının beyin fonksiyonlarını iyileştirdiği, öz güveni artırdığı, hızlı karar verme konusunda etkili olduğu ve sinirliliği giderdiği iddia ediliyor.

Boğaz enfeksiyonları ve tiroid sorunlarıyla mücadele eder: Tiroid sorunları olan veya boğaz enfeksiyonlarında şikayet eden biriyseniz kehribar kolyesi takmanız işinize yarayabilir. Günümüzde bu iyileştirici özelliği kanıtlanmamış olsa da geçen yüzyıllarda boğaz ağrıları için kehribar kolyesi takıldığını biliyoruz. Kehribar taşı, içeriğinde bulunan süksinik asit sayesinde tiroid sorunlarını azaltabilir, solunum rahatsızlıklarını önleyebilir ve boğaz ağrılarını giderebilir.

Hastalıkların ve yaraların iyileşme sürecini hızlandırabilir: Kehribarda bulunan süksinik asit, ağrıların şiddetini azaltmasının yanı sıra küçük yaraların ve hastalıkların iyileşme sürecini hızlandırabilir. Hücre onarımı konusunda etkili olduğu düşünülen bu doğal madde, hastalıkla geçen süreyi kısaltabilir.

Kehribarın mistik özellikleri: Şifa taşı olarak bilinen kehribarın aynı zamanda birçok mistik gücü olduğuna inanılıyor. Tarih boyunca bazı simya şifacılarının bu taşı kullandığı biliniyor. Negatif enerjiyi emerek pozitif enerji yaydığı, kötülüklerden koruduğu, şans getirdiği, korkuları ortadan kaldırdığı, zihni arındırdığı, kaygı bozukluklarını giderdiği ve dingin bir ruh hali sağladığı düşünülüyor.

Kehribar, ovalandığında elektrik yüküne sahip bir taştır ve eski Yunanlılar tarafından ”elektron” olarak adlandırılmıştır. Yaygın bir inanışa göre elektrik kelimesinin kökeninin buradan geldiği düşünülmektedir.

Gerçek Kehribar Taşı Nasıl Anlaşılır?

Ne yazık ki kehribar olarak satılan çoğu ürün aslında gerçek kehribar değil. Aldığınız ürünün hakiki kehribar olup olmadığını birkaç test sayesinde anlayabilirsiniz. Kehribar kristal değildir ve diğer taşlara nazaran daha yumuşaktır. Sert bir cisimle çizmeye çalıştığınızda kolayca çizilir ve küçük bir toz birikintisi ortaya çıkar.

Gerçek kehribarı sahtesinden ayırmanın bir diğer yolu asetondur. Birkaç damla asetonu taşın üzerine damlatın ve sonuçları gözlemleyin. Gerçek kehribar asetona tepki vermez ve herhangi bir aşınma meydana gelmez. Eğer aşınma meydana gelmişse muhtemelen satın aldığınız ürün sahtedir.

Sonuç:

Tarih boyunca birçok medeniyet, kehribarı değerli bir mücevher olarak görmüş ve hem mistik güçleri hem de sağlığa faydası olduğu düşüncesiyle kullanmıştır. Günümüzde kehribarın sağlığa olan faydalarını klinik olarak kanıtlayan herhangi bir çalışma olmamasına rağmen yine de bu yaygın inanış sürmektedir.

Esasen fosilleşmiş bir ağaç reçinesi olan kehribar süksinik asit içerir. Bu doğal bileşenin cilde temas yoluyla insan vücuduna geçerek fayda sağladığı düşünülse de bu konu tartışmaya açıktır. Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size yalnızca doktorunuz ve modern tıbbın yardımcı olabileceğini unutmayın. Öte yandan, kehribar kolyelerini, küpelerini, bilekliklerini, yüzüklerini veya süs eşyalarını kullanmanın zararı yoktur ve oldukça albenili aksesuarlardır. Bu nedenle, kehribar bir tesbihi çekerek stres atabilir veya takıları kullanarak hoş bir stil oluşturabilirsiniz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ