MorTilki.Com

Mutlu Olmak İstiyorum Diyenlerin Acilen Vazgeçmesi Gereken Toksik Alışkanlıklar

Mutlu Olmak İstiyorum Diyenlerin Acilen Vazgeçmesi Gereken Toksik Alışkanlıklar

İnsanların büyük bir çoğunluğu mutsuz olmak için onlarca sebep bulurken, mutlu olmak için hayatlarında hiçbir sebep göremezler. Bu negatif ruh hali zamanla ”mutsuzluk bağımlılığı”na dönüşür ve kısır bir döngü içinde sürüp gider. Sürekli mutsuz olmak ruh sağlığını olumsuz etkilediği gibi bedensel sağlık için de tehdit oluşturur. Bu kötü bağımlılıktan kurtulmak için öncelikle mutsuzluğa sebep olan ”toksik” olarak adlandırabileceğimiz alışkanlıkların farkında olup bunlardan vazgeçmek gerekir.

Eğer siz de hayatınızın büyük bölümünü bir ”mutsuzluk bağımlısı” olarak geçirdiyseniz ve halen bu kısır döngüden kurtulamadıysanız, aşağıdaki alışkanlıklardan acilen vazgeçmenizi öneririz. MorTilki.Com ekibi, ”Mutlu olmak istiyorum” diyenler için yaşama dair tavsiyelerde bulunuyor…

Başarısızlığa ve Hataya Olan Bakış Açınızı Değiştirin

Tüm insanlar öğrenme ve kendini geliştirme yeteneğiyle birlikte dünyaya gelir. Ancak bu yetenek, ”hata yapma” kavramınıda beraberinde getirir çünkü büyük başarılar ve öğretiler hata yapmadan öğrenilemez. Yüzyılın en büyük icatlarına bakın; mikrodalga fırın, kalp pili ve penisilin gibi birçok önemli icat aslında bazı hatalar ile bulundu.

Hata yapmak mutsuzluk sebebi değildir. Tam aksine başarıya giden yolda edinilen tecrübe olarak nitelendirildiğinde tecrübe kazanmanın verdiği haz ile mutlu olmayı sağlar. Ne demek istediğimi tam olarak anlayamadıysanız, Thomas Edison’un bir sözünden örnek vermek istiyorum.  ”Ben 10 Bin kez başarısız olmadım. Sadece işe yaramayacak 10 Bin yolu başarıyla buldum” Kısacası, her şey bakış açınızla alakalı. İyi düşünün iyi olsun!

Duygularınızı Bastırmayın

Ebeveyleriniz ve sosyal çevreniz tarafından çocukluk yıllarınızdan bu yana ”Ağlama” veya”Sakın üzülme” gibi telkinlerle büyümüş olabilirsiniz. Ağlamak, üzülmek gibi durumlar insani duygulardır ve hatta gereklidirde. Eğer gerektiği anda bu duyguları yaşamaz ve içinize atarsanız uzun vadede mutsuz olursunuz. Ağlayarak dışa akıtılmayan gözyaşları ve üzüntü tepkileri, zaman içinde sinsice içinizde birikir ve bunalımlı bir ruh hali yaratır.

Bu sebeple, ağlamayı bir zayıflık göstergesi olarak görmeyin ve ağlamak istiyorsanız ağlayın. Ağlamak stresi yok eder, ruh halinizi iyileştirir ve dahası vücuttan toksinleri atmanızı sağlar. Duygusal bir anınızda ağlamış olmanız veya üzüntülü olmanız hayatınız boyunca mutsuz olacağınız anlamına gelmez. İnsani duygularınızı bastırmadan, korkusuzca yaşamanız mutlu bir hayat sürdürmeniz için önemlidir.

Mağdur Rolünü Oynamayı Bırakın

Gerçek şu ki, hayattaki her şeyi istediğiniz gibi kontrol edemezsiniz. Peki öyle ise neden kontrolünüz altında olmayan şeyler için mutsuz oluyorsunuz? Siz mutsuz olsanız da olmasanız da trafik sıkışık olacak veya üst komşunuz gürültü yapmaya devam edecek. Kontrolünüz dışında olan bu olaylardan ötürü mağdur olduğunuzu dile getirmeniz ve sürekli şikayetçi olmanız, ister inanın ister inanmayın size hiçbir fayda sağlamaz.

İlginizi Çekebilir:  Flört Döneminde Dikkat Edilmesi Gereken Detaylar

Şikayetçi olduğunuz durumlardan yakınıp mutsuz olmak yerine, olayı lehinize çevirerek mutluluk sebebi bulmanız en akıllıca olanıdır. Trafik sıkışıksa ne yapacaksınız? Bunu bahane ederek her gün işe geç mi kalacaksınız? Üst komşu gürültü yapıyor diye her gece uyumak için onların ses çıkarmamasını mı bekleyeceksiniz?

Trafik sıkışıksa akşam erken yatmayı deneyin ve sabahları daha erken uyanıp yola koyulun. Bu sayede gece uykusunu daha iyi almış olursunuz ayrıca sabah sporu yapmak için bile zaman yaratmış olursunuz. Komşunuzun gürültü yaptığından şikayetçiyseniz, bir akşam onlara kahve içmeye gidin. Konuşurken espiriyle karışık şikayetinizi dile getirin. Belki de bu sayede ileriye yönelik sıkı bir dost kazanacaksınız kim bilebilir?

Komşunun Tavuğu Size Kaz Görünmesin

Sosyal medyanın yaygın olarak kullanıldığı günümüzde birçok insanın mutsuzluk sebebi aynı. Biz buna ”mukayese etme tuzağı” diyoruz. Siz ne olarak adlandırırsanız adlandırın bunun pek bir önemi yok ama asla başka insanların hayatlarıyla kendi hayatınızı kıyaslamayın. Eğer böyle bir şey yapacaksanız da sizden daha zor şartlar altında yaşayan insanlar ile konumunuzu karşılaştırın ve sahip olduklarınıza şükredip mutlu olun.

Biliyorum, instagramdaki kızlar gibi şık giyinemiyoruz, onlar gibi sürekli seyahat edemiyoruz ve hatta onlar kadar zengin de değiliz. Ancak gerçek şu ki, sosyal medyada insanlar her zaman sizin görmenizi istedikleri şeyleri gösterirler. Yani sizin anlayacağınız, her zaman madalyonun bir de görünmeyen diğer yüzü vardır. Bu sebeple kimsenin başarısını ve yaşantısını kendi hayatınızla mukayese edip mutsuz olmayın. Kısacası, komşunun tavuğu size kaz görünmesin!

Başkalarının Zihinlerini Okumaya Çalışmayı Bırakın

Eğer doğaüstü güçleriniz yoksa çevrenizdeki insanların zihinlerini okuyamazsınız. Buna rağmen çoğu insan çevresindekilerin kendisiyle alakalı olumsuz düşüncelere sahip olduğunu zanneder. Bu belki gerçektir belki de değildir. Ancak ”İş arkadaşlarım benim beceriksiz olduğumu düşünüyor” ya da ”sevgilim benim çok sıkıcı olduğumu düşünüyor” gibi olumsuz kurguları türetmek yerine, insanların sizin hakkınızda olumlu şeyler düşündüğünü aklınıza yerleştirmeniz sizi daha mutlu bir insan yapar.

İnsanların gözünde küçük düşmeyi seçmek yerine daha önemli ve değerli olduğunuzu düşünün. Nitekim siz gerçekten değerlisiniz. Kim olursanız olun, eğer siz olmasanız bu dünyada bir şey eksik olacaktı ve hiçbir şey yolunda gitmeyecekti. Siz önemli ve değerli olduğunuz için yaratıldınız. Öyle veya böyle çarkın dişlilerinden birini oluşturuyorsunuz. Dişlinin yalnızca birinin eksik olması tüm işleyişi sekteye uğratır.

İlginizi Çekebilir:  Kapılarını Dış Dünyaya Kapatan Girilmesi Yasak 10 Yer

Kendinizi geliştirmek için yapıcı eleştirilere açık olun ancak diğer insanların hakkınızdaki duygu ve düşünceleri yüzünden ”mutsuzlar kervanı”na katılmayın. Eğer gerçekten hakkınızda kötü düşündüğünden emin olduğunuz biri varsa onunla konuşmayı ve kafanıza takılanları anlatmayı deneyin. Unutmayın, uygun dille yapılan iletişim her şeydir.

Geçmiş ve Gelecek Zaman İllüzyonundan Kurtulun

Eğer kişisel gelişim kitapları okumuşsanız an’ı yakalamak, ve an’da kalmak cümlelerine sıkça rastlamışsınızdır. İnsan ve canlıların yaşadığı tek zaman dilimi şimdiki zamandır. Geçmiş ve gelecek zamanlar bir illüzyondur. Geçmiş zamanda yaşanmış, bitmiş bir olay için mutsuz olmak, ya da gelecek zamanda yaşanmasını muhtemel gördüğünüz bir olay için şimdiden mutsuz olmak kârı değildir.

Düşünün bu yaşınıza kadar hayatınızda olan ne varsa hangi zaman dilimi içinde oldu? Yaptığınız tüm şeyleri hangi zaman diliminde yaptınız? Bu soruların cevabı açık ve net şimdiki zamandır. İnsanları mutsuz yapan tüm olaylar, ya geçmişte yaşanmış bitmiş ya da gelecekte yaşanılacağı düşünülen olaylardır. Bu yazıyı okuyup nefes aldığınız an, şimdiki andır. Şimdiki an’da sorununuz yoktur ve mutsuz olmaya da gerek yoktur. O halde yalnızca illüzyondan ibaret zaman kavramlarına dalarak mutsuz olmanın mantık çerçevesinde de açıklanabilir bir izahı yoktur.

Spor Yapın

Mutlu olmak konusunda, bilinmedik bir şey değil ama son olarak spora değinmek istiyorum. Eğer düzenli spor yapan biri değilseniz, spor yapmayı hayatınızın bir parçası haline getirmenizi şiddetle tavsiye ederim. Spor yaparken aklınıza olumsuz düşünceler gelmez ve zihniniz boşalır.

Spor sonrası vücutta endorfin ve serotonin salgılanmaya başlar. Bu hormonlar sizi daha mutlu yapar ki zaten kendileride mutluluk hormonlarıdır. Antrenman sonrası spor salonu çıkışında yüzünüzde anlamsız bir gülümseme oluşabilir. İşte bu gülümseme spor sayesinde salgılanan bahsettiğimiz hormonların eseridir.

Mutlu olmak istiyorum diyen biriyseniz ve yukarıda yazdığımız tüm bu öneriler sizin için yeterli gelmediyse, daha önce yazdığımız stresle başa çıkmanın 11 kolay yolu başlıklı yazımıza göz atmanızda fayda var. Her zaman mutlu ve bizi takipte kalın!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ