MorTilki.Com

Kınanın Faydaları Nelerdir? Kına Yakmanın Saça ve Cilde Olan 12 Etkileyici Faydası

Kınanın Faydaları Nelerdir? Kına Yakmanın Saça ve Cilde Olan 12 Etkileyici Faydası

Kına yakmanın Anadolu kültüründe oldukça köklü bir geçmişi olsa da son yıllarda Batı medeniyetinde de popüler bir hale geldi. Kullanımının giderek yaygınlaşmasının ana nedenini ise saç boyamak ve vücudun çeşitli noktalarında süsleme sanatı yapmak gibi güzellik merkezli etkenler oluşturuyor. Tüm bunların dışında, kınanın saça ve cilde olan faydalarını ise ne yazık ki çok az sayıda insan biliyor.

Kına” kelimesi dünyanın çeşitli noktalarındaki insanlar tarafından farklı şekilde algılanıyor. Kimi toplumlar kınayı gelenekler gereği kullanılan bir toz, kimileri ciltte boyama yapmaya yarayan süsleme sanatı, kimileri ise şifa kaynağı doğal bir bitki olarak görüyor. Hangi amaç doğrultusunda kullanılırsa kullanılsın kökeni aynı bitkiye dayanıyor; lawsonia inermis. Antik çağlardan bu yana kullanılan bu bitki, baş ağrısını hafifletme, vücudu detoksifiye etme, tırnak sorunlarını giderme, cildi koruma, saç sağlığını artırma, vücudu serinletme, iltihabı azaltma ve iyileşmeyi hızlandırma gibi etkileyici faydalar sunuyor.

İnsanların tarihte kına kullanımının oldukça köklü bir geçmişi var. Bilinen en eski kullanımı, Eski Mısır’da firavunların saç ve tırnaklarını boyamak için ve ayrıca mumyalama işlemi sırasında kullanıldığı M.Ö. 1200 yıllarına kadar uzanıyor. Hatta Kleopatra’nın vücudunu süslemek için kına kullandığı biliniyor. Diğer yandan, gelinlerin ellerine ve ayaklarına yakılan kına, Hint ve Türk düğün geleneklerinin ayrılmaz bir parçası olduğu için dünya üzerindeki çoğu insan, kınayı Hindistan ve Türkiye ile ilişkilendiriyor.

Kınanın fark edilen en belirgin faydalarından biri serinleme hissi oluşturmasıdır. Bu özelliğinin keşfedilmesinden sonra özellikle Arap yarımadası gibi sıcak iklime sahip bölgelerde yaşayan çöl insanları güneşin bunaltıcı sıcağından korunmak için kına yakmaya başladılar. Çöl insanlarının kına yakma eylemini bir sanata dönüştürmesi ise uzun sürmedi ve böylelikle mehndi geleneği ortaya çıktı. (Mehndi: çeşitli desen ve motiflerle kına yakılması) Yıllar içinde bu geleneğin, şans, mutluluk getirdiğine ve kötülüklerden koruduğuna inanıldı.

Kınanın Saça ve Cilde Olan Faydaları

Kınanın tarihçesi hakkında kısa bilgilere yer verdikten sonra şimdi de bu çok yönlü güzelleştirici bitkinin saç, cilt ve genel sağlık üzerindeki faydalarına göz atalım. İşte kına yakarak elde edebileceğiniz 12 kazanım…

Doğal bir saç boyasıdır: Günümüzde üretilen ticari çoğu saç boyası ağır kimyasal bileşenler içerir. Bu bileşenler, zamanla saçlarınızın dökülmesine, kırılmasına ve cansızlaşmasına neden olur. Bakınız: Boya saç döker mi? Amonyak ve peroksit gibi bileşenleri içeren saç boyalarının aksine, kına tamamiyle doğal bir boyadır ve saçlarınıza zarar vermediği gibi bakım yapar. Dahası, kırmızımsı ve kızıl benzeri harika bir renk tonu vardır.

Saç sağlığını iyileştirir, kepeği azaltır: Saça kına yakmak, saç sağlığını iyileştiren doğal bir uygulamadır. Saç tellerinin ucundaki bölünmeyi engeller, saç köklerini güçlendirir, saça parlaklık ve hacim kazandırır. Dahası, pul pul dökülmeyle savaşan alternatif bir kepek tedavisidir.

Saç dökülmesini azaltır: Saç derisinde oluşan cilt rahatsızlıkları, saç kayıpları konusunda birincil suçlulardan en bilinenidir. Kına, saçkıran dahil, mantar veya bakteriyel enfeksiyonlar için doğal bir antiseptik olarak kullanılabilir. Böylelikle saç dökülmesinin şiddeti azaltılabilir.

Tırnaklara iyi gelir: Tırnak bakımı ve temizliği ne yazık ki çoğu zaman ikinci plana atılır ancak tırnaklar, bakterilerin ev sahipliği yaptığı başlıca yerlerden biridir. Bu nedenle, tırnaklara kına yakmak akıllıca bir seçimdir. Kına, tırnak yatağı tahrişini giderir, olası iltihabı, ağrıyı ve enfeksiyonu azaltır.

Yaraların daha hızlı iyileşmesine yardımcı olur: Kınanın en önemli faydalarından biri cildi enfeksiyonlara karşı koruyor olması ve iltihabı yok etmesidir. Zararlı patojenlere karşı doğal bir tabaka oluşturan kınanın geleneksel tıbbi kullanım alanları arasında açık yara ve sıyrıkların iyileştirilmesi bulunur.

Artrit ve romatizmal ağrıları hafifletir: Orta yaş üzeri çoğu insan artrit ve romatizmal rahatsızlıklar nedeniyle şiddetli ağrılardan şikayetçi. Kına elbette bir hastalık için tedavi yerine geçmez ancak bu tür ağrıları yan etkisi olmadan hafifleten doğal bir alternatif olarak düşünülebilir.

Çeşitli cilt rahatsızlıklarına iyi gelir: Yüzyıllar boyunca birçok cilt hastalığını tedavi etmek için kına kullanılmıştır. Bunlar arasında, egzama, cilt döküntüleri, yanıklar, mantar ve bakteriyel enfeksiyonlar bulunur. Bu tür cilt rahatsızlığı olan biriyseniz, kına yakmanız iyileşme sürecinizi hızlandırabilir. Ayrıca, cilt üzerindeki sivilce ve akne gibi sorunları gidermek için kullanılabilir.

Doğal bir serinleticidir ve pişiği giderir: Sıcak iklimlerde yaşayan çoğu insan, güneşin olumsuz etkilerinden kurtulmak için kına yakmayı tercih eder. Kına, cilt üzerinde doğal bir serinletici olarak çalışır. Ayrıca, pişiğe neden olan bakterileri ortadan kaldırarak rahatlama sağlar. Bununla birlikte, alerjik reaksiyona neden olabileceğinden bebeklere kına yakılması tavsiye edilmez.

Baş ağrısı ve uykusuzlukla mücadele eder: Kınanın kendine özgü aromatik kokusu zihni rahatlatır, uyku sorunları yaşayanlara daha kaliteli bir uyku sunar. Sinir sistemi üzerinde olumlu etkileri olan kına, baş ağrılarını azaltır ve insan psikolojisi üzerinde pozitif etkiler bırakır.

Ayak mantarının doğal bir ilacıdır: Ayaklara kına yakılması, mantar gibi enfeksiyonları yok eder. Parmak aralarındaki soyulma, çatlaklar ve ayak tırnak sorunlarının devasıdır. Ayrıca, ayaklarda serinlik ve rahatlama hissi oluşturur.

Yaşlanma karşıtı özelliktedir: Kınanın içeriğinde bulunan bileşenler yaşlanma karşıtı özelliktedir. Cilt sıkılaştırma özelliği bulunan kına, yara izlerinin ve diğer cilt lekelerinin görünümünü azaltır. Cilde elastikiyet kazandırarak uzun vadede yaşlanma belirtilerini en aza indirir.

Uyuz hastalığında kullanılabilir: Hasta olan biriyle yakın temas sonucu kolayca bulaşabilen uyuz hastalığının tedavisi için tarih boyunca kına kullanılmıştır. Ayrıca, günümüzde pek görülmeyen ancak eski çağlarda birçok insanın ölümüne neden olan cüzzam hastalığının ilk evrelerinde kına kullanılmak suretiyle tedavi uygulanmıştır.

Kına Yakmanın Zararı Var mı?

Kına yakmak neredeyse herkes için güvenli olarak kabul edilir ve herhangi bir zararı yoktur. Bununla birlikte, nadiren de olsa bazı kişilerde alerjik reaksiyonlar görülebilir. Küçük çocuklara ve bebeklere kına yakılması bu nedenle önerilmez. Diğer yandan, kına oral olarak alınmamalı, yenmemeli veya içilmemelidir. Özellikle hamilelik döneminde ağızdan kına alınması düşüğe sebep olabilir.

Kına Nasıl Yakılır?

Kına yakılacak bölge öncelikle su ve sabunla yıkanmalıdır. Toz halinde satın alınan kına su ile karıştırılarak koyu çamur kıvamında bir karışım elde edilir. İstenilen bölgeye sürülerek, çevreye bulaşmaması için poşet, çorap, bone vs. gibi bir şeyle kapatılarak kuruması beklenir. Kınanın en iyi şekilde tutması ve rengini vermesi için akşamdan sabaha kadar bekletilmesi tavsiye edilir. Son olarak su ve sabun ile yıkanır.

Saçlara kına yakma esnasında ise alın, ense ve yüz gibi bulaşan noktalar çabucak silinip yıkanmalıdır. Aksi halde, kuruduktan sonra kına lekesinin çıkması çok zordur.

Sonuç:

Kına kullanımı M.Ö. 1200’lü yıllar Mısır’ına kadar dayanmaktadır. İnsanoğlu tarih boyunca kınayı çeşitli hastalıkların tedavisinde ve güzellik uygulamaları için kullanmıştır. Türk kültürünün de önemli bir parçası olan kına, saça ve cilde birçok fayda sunar. Kullanımının zararı yoktur ve çoğu zaman hiçbir yan etki göstermez. Yenilmemeli veya herhangi bir şekilde suyu içilmemelidir. Yenidoğan bebeklere kına yakılması ise alerjik reaksiyon gösterebileceğinden tavsiye edilmez.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ